22 Temmuz 2014 Salı

Bu aralar ben...

Bu aralar ben...
Yok muyum neyim :P
Bir tarihte bugün yazısı vardı arada kaçan o kadar.
Bırakın blogları ziyeret etmeyi, doğum günümü kutladığınız mesajlarınıza bile cevap veremedim hala.
Affınıza sığınırım efenim :))
Bazı arkadaşlarım biliyor sağ olsun durumu ama şöyle bir yazdı kaçtı yapayım yine. İlk fırsatta size dönüciim.


Bu aralar ben...

Bol bol zımpara yapıyorum :))
Ama öyle şakadan zımpara değil, 1200 sulu zımpara falan yani.
Bir sonraki hedefim 5x75 kat gomalak cila, yani inşallah :))





Kodlar arasında boğuluyorum...
O kadar kahrımı çeken dikiş makinası bayiimin web sitesini tasarlıyorum :))




Aralarda kafamı dağıtmak için minicik kumaşlara eziyet ediyorum. Ehehehe :))

Şu bayramı da bir atlatalım, dünyaya dönücem inşallah.
Öperim her birinizi.

Sewgiler, ML...

16 Temmuz 2014 Çarşamba

Tarihte Bugün

16 Temmuz



16 TemmuzGregoryen Takvimi'ne göre yılın 197. (Artık yıllarda 198.) günüdür. Yıl sonuna 168 gün vardır.

Olaylar

Doğumlar

Ölümler

Kaynak: Vikipedi, özgür ansiklopedi

Ha bi de 1981 senesi saat 18.30 sularında, İstanbul'da bir kız çocuğu dünyaya geldi :)


15 Haziran 2014 Pazar

Çok Mühim Konular! Çok Ciddi Bi Yazı!

Çok mühim konularla ilgili, çok ciddi bir yazı yazmak niyetiyle oturdum bilgisayarın başına. Ama huyum kurusun boş sayfayı açar açmaz muzurluklar dökülmeye başladı yine önüme ya :) Dur bakalım neler çıkacak, ben de yazarken göreceğim :)

Hazır Merkür retro yaparken, dilim sivrilmiş, alınganlığım tavan yapmışken çok ciddi bir yazı yazıcam. Yani inşallah :)

Neyse başlıyorum bir yerinden artık.
Şimdi, son birkaç gündür bloguma gelip gittiyseniz bazı değişiklikler, eklemeler/çıkarmalar falan yaptığımı görmüşsünüzdür zaten. Üst kısma basit bir menü ekleyerek Dikiş, Bıdı bıdı..., Aklımızda Bulunsun!, Forum-Sohbet, Kardeş Bloglar başlıklarına sahip oldum. Vatana millete hayırlı olsun :P

İlk 3 başlık zaten malumunuz, meta etikelerini basitçe yönlendirdim.

Kardeş Bloglar ise aslında son döneme oldukça popüler olan bir durum :))
Ben bunu ilk edikiş.com'un tatlı sahibesi sevgili Tetyana'nın yaptığını görmüş ve fecii halde paylaşma isteği duymuştum. Sonra etkinlik metkinlik gırla gidince kaldı tabi. Ben de sessiz sedasız bir başlık açıp, kendi takip listemde olan bloglardan dikişle ilgili ve yerli olanları ayırıp alfabetik olarak listeledim.

Tamam kabul ediyorum, bir iki bloga iltimas geçtim :) Gönül bağı işte, naaparsın :P

Listeyi alan adlarına göre alfabetik olarak sıraladım. Mouse ile üzerine gelince o blogun header'ı yanında açılır, üzerine tıkladığınızda yeni sekmede blog açılır. Falan filan... Kurcalayın işte =)

Heee bir de MARİFETLİ FORUM olayı var ki asıl konuşmak istediğim iki mevzuudan biri budur...
Bu sayfanın en altında bir forum eklentisi göreceksiniz. Aynı forum sayfasını Forum-Sohbet başlığına tıklayarak yeni sekmede de açabilirsiniz. Direkt marifetliforum.blogspot.com sayfasına da gidebilirsiniz. Canınız nasıl isterse :)
Bu Marifetli Forum, benim hesabıma bağlı olsa da direkt bana ait değil. Sadece bir yerde konaklaması gerekiyordu :)

Bu forum sayfasını hepimizin olsun diye hazırladım. Sadece bir avuç blogger olan bizler için :) Bloga yazdığımız yazılar dışında, anlık sohbetler, alakasız paylaşımlar, sorular vs. vs. ne olursa artık.


Daha geniş bir paylaşım alanı sadece. Bloglara yazamadıklarımızı yazmak için...



Hangi başlıkları açacağımıza, ne paylaşacağımıza birlikte karar vereceğiz.
Birlikte büyütelim diye bir bebek veriyorum kucağınıza anlayacağınız :) Paylaşıp büyüteceğiz işte. Yabancı da pek olmayacak aramızda yani, biz bizeyiz yine :)

Görüyorum ki merak eden, girip bakıp çıkan arkadaşlar oluyor (gözümden kaçmaaazz :P) Ama öyle olmuyor işte. Sen yazma o yazmasın e ben de kapatır giderim o zaman tükkanı :)
Üye kaydı 1 dakikadan uzun sürmüyor zaten. Bi merhaba deyin yahu. Kendin çal kendin oyna, takılıyorum ben :) İmaret de değilim ki her saniye paylaşım saçayım etrafa :P
O halde neymiiişş, haydi bakalım pamuk eller klavyeyeee ;)))

Dilerseniz kendi blogunuzun ya da sitenizin altına benimki gibi bir eklentiyle, kendi blogunuz üzerinden ya da eklemiş olan (olursa İnşallah) başka bir arkadaşın blogu üzerinden de takip edebilirsiniz. Benim bloguma gelip takip etmeniz şart değil yani (Bunun için html kodlarını size göndermem gerekiyor tabi)


İkinci mevzuya gelirsek.
(Tamam tamam az kaldı, bitiyo. Son bu da :))

Şu an okuduğunuz blog, pek bilinmese de benim 2 Ocak 2009'dan bu yana 4. blogum.
5,5 yılda, 4 farklı concept, 4 ayrı blog...

Bir şeyleri paylaşmak için blog yazıyoruz sonuçta, değil mi? "PAYLAŞMAK" için...
Kendimize yazıyor olsak evde günlük tutardık herhalde. Burada ne işimiz var o zaman!


Peki ben yazdıklarımı birileriyle "paylaşabildiğimi" nerden bilicem ki?
Tabii ki yorumlardan!
Saatler hatta bazen günler harcanarak verilen emeğin tek ödülü olan yorumlar!!!
Hangimiz yeni post girince yeni yorum var mı, kim ne yazmış diye zırt pırt girip bakmıyor, her yorumda sevindirik olmuyor ki :))
Yorum yapılmamışsa da başlıyoruz TSM konserine; Ne mektup geliyor ne haber senden. Söyle de bileyim bıktın mı benden :P
Bu noktada bir doz empati iyi gider sanki ha ;)

Ama biz de insanız be kardeşim, bazen yorum yazmak da gelmiyor içimden. Ya da "Tamam yazayım bir şey de değişik ne yazıcam yine" diye düşünüyorum. Canım sıkkın olabiliyor bazen. Kelimeler dökülemiyor parmaklarımdan o an. Daha sonra da "artık çok geç, ayıp olur" diyerek yazamıyorum hiç bişey. Çok yoğunum, vaktim yok. Falan falan... Çoğaltılabilir tabi.
Lakin, yapmadığınız her yorumun, okumaktan keyif aldığınız o blogun tabutuna bir çivi çaktığını da bir kenara yazın lütfen ;)
Motivasyon eksikliğiyle devamsızlıktan çakmış blog mezarlığında nüfus epeyce kabarık malesef :/

Ben de diyorum ki; "Geldim, Gördüm, Gittim" mahiyetinde "BOŞ" yorum at arkadaşım.
Bir boşluk bırak, bas "enter" tuşuna, koyver gitsin :P


Boş olabilir, nokta olabilir, smiley olabilir, imza olabilir, herhangi bir şey olabilir yani.

Ben bileyim ki sen gelmiş görmüş ve gitmişsin.

Alınıp, gücenmek yok. Söz veriyorum ;)


Gerçekten söylemek istediğin bir söz varsa söylersin zaten. Hem böylece makine düzeninde, laf olsun diye değil de daha samimi cümlelerle yorum yazabiliriz, gerçekten istediğimizde :)
Yalnız bir tek ricam var bu noktada;
Emek verip yazdıklarımı, tenezzül edip okumadıysan, zahmet edip yorum da bırakma lütfen. Çünkü o mum ilk yatsıda sönüyor ve işte o ikiyüzlülük gerçekten çok incitiyor beni :(

Şu tarihten itibaren ben boş mesaj uygulamasına kendi adıma başlıyorum.
Boş yorum görürseniz şaşırmayın yani :) Siz de "ok" mahiyetinde altına boş yanıt bırakın mesela :) Anlaşırız biz kendi aramızda ;))
Bilin ki bu, sizi önemsediğim ama o anda yorum yazacak gücü kendimde bulamadığım anlamına geliyordur.

                       -------------------------------------------------------------------------

Sonuna kadar okudun mu, gerçekten okudun mu yaa? Harbiden mi :D    
Helal olsun Vallahi, yaklaş yaklaş alnından öpücem seni :))
Mmmuuaaaahhhhh :PP

O halde artık beni ödüllendirip, boş bir yorum gönderebilirsin belki ;)
Yapabilirsin bak, ben inanıyorum :P
Daha önce hiç ses vermediysen de sorun değil, ben de senin gibi bir beşerim sonuçta.
Ses vermezsen, sesini duyamam...
Sen uzatmazsan, elini tutamam...
At bi boş yorum da yaşadığını bileyim en azından ;)

Sewgiler, ML...